dava.com.tr

İstirdat Davası: Borçlu Olmadan Ödediğiniz Parayı Geri Alma Yolu

İstirdat davası, aslında borçlu olmadığınız bir parayı icra takibinin baskısı altında ödemek zorunda kaldığınızda, bu paranın geri alınması için açılan davadır (İİK m. 72/7). Dava, paranın ödendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır; bu süre hak düşürücüdür. Ödeme henüz yapılmadıysa doğru araç istirdat değil menfi tespit davasıdır.

dava.com.tr Hukuk EkibiSon güncelleme: Temmuz 2026

İstirdat davası nedir? Ödemek zorunda kaldığınız parayı geri isteme

İstirdat davası, icra takibine itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalan kişinin, bu paranın geri verilmesi için açtığı davadır (İİK m. 72/7). "İstirdat" geri alma demektir. Türk icra sisteminde ilamsız takip, alacaklının elinde hiçbir belge olmadan başlatılabilir; 7 günlük itiraz süresi kaçırılırsa takip kesinleşir ve gerçekte borç olmasa bile tahsilat yapılabilir. İstirdat davası, bu katı takip mekanizmasının yarattığı haksız sonuçları düzeltmek için öngörülmüş güvencedir.

Tipik senaryo şudur: ödeme emri tebliğ edilir ama tebligat sorunları, hastalık veya yurt dışında olma gibi nedenlerle itiraz süresi kaçar; takip kesinleşir; maaş haczi ya da banka hesabındaki bloke baskısıyla para ödenir. Oysa borç aslında yoktur — daha önce ödenmiştir, senet bedelsiz kalmıştır ya da alacak hiç doğmamıştır.

Buradaki hukuki mantık önemlidir: takibin kesinleşmesi yalnızca takip hukuku bakımından sonuç doğurur; borcun gerçekten var olduğunu maddi hukuk bakımından kesin olarak tespit etmez. İstirdat davası, maddi gerçeğin mahkeme önünde tartışılmasını sağlar. Henüz ödeme yapmadıysanız doğru araç istirdat değil, menfi tespit davasıdır.

İstirdat davasının şartları: hangi ödemeler geri istenebilir?

İstirdat davasının kabul edilebilmesi için üç koşulun bir arada bulunması gerekir:

  1. Borç olmayan bir para ödenmiş olmalı: Geri istenen para, maddi hukuk bakımından hiç doğmamış, daha önce ödenmiş veya başka bir sebeple sona ermiş bir "borca" ilişkin olmalıdır.
  2. Ödeme, icra takibi sırasında cebri icra tehdidi altında yapılmış olmalı: İcra dosyasına yapılan ödemeler, haciz baskısıyla yatırılan paralar, banka hesabındaki blokeden veya maaş haczinden yapılan kesintiler bu kapsamdadır.
  3. Dava, paranın ödendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalı (İİK m. 72/7).

İkinci koşul uygulamada en çok karıştırılandır. Ortada bir icra takibi yokken kendi rızanızla yaptığınız ödeme istirdat davasına konu olmaz; böyle bir ödeme, koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre (TBK m. 77 vd.) geri istenebilir. Buna karşılık hacizden kurtulmak, satışı önlemek veya hesabınızdaki blokeyi kaldırtmak için yaptığınız ödemeler "gönüllü" sayılmaz — cebri icra tehdidi altındaki her ödeme istirdada elverişlidir.

Kanundaki "tamamen ödemek mecburiyetinde kalan" ifadesi nedeniyle, Yargıtay uygulamasında 1 yıllık sürenin paranın tamamen ödendiği tarihten başladığı kabul edilir; maaş haczi gibi parça parça yapılan tahsilatlarda son ödeme tarihi esas alınır.

1 yıllık süre: hak düşürücüdür ve ödeme tarihinden işler

İstirdat davasının süresi zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir. Bu teknik farkın pratik sonuçları ağırdır: mahkeme süreyi kendiliğinden (resen) gözetir, karşı tarafın ileri sürmesi gerekmez; sürenin durması veya kesilmesi söz konusu olmaz. Ödemeden itibaren 1 yıl dolduğunda, İİK m. 72/7'ye dayalı dava hakkı kesin olarak sona erer.

Süre kaçırıldıysa her kapı kapanmış mıdır? İstirdat yolu kapanır; genel hükümlere — sebepsiz zenginleşmeye — dayalı bir talebin hâlâ mümkün olup olmadığı ise öğretide ve uygulamada tartışmalıdır ve dosya bazında değerlendirilmesi gerekir. Bu belirsizliğe güvenmek yerine 1 yıllık süre içinde hareket etmek tek güvenli yoldur. Sürenizin durumunu zamanaşımı sorgulama sayfasından kontrol edebilirsiniz.

Menfi tespit davasından farkı nedir?

Menfi tespit ve istirdat, İİK m. 72'de düzenlenen iki kardeş davadır ve aralarındaki ayrım tek soruya dayanır: para ödendi mi? Ödeme öncesinde borcun yokluğunun tespiti istenir (menfi tespit); ödeme sonrasında paranın iadesi istenir (istirdat).

Menfi tespit ve istirdat davalarının karşılaştırması
ÖzellikMenfi tespit davasıİstirdat davası
Ne zaman açılırÖdeme yapılmadan önceÖdeme yapıldıktan sonra
AmaçBorçlu olunmadığının tespitiÖdenen paranın geri alınması
SüreBelirli bir dava açma süresi yokÖdemeden itibaren 1 yıl (hak düşürücü)
İspat yüküGenel kurallara göre belirlenirDavacıda: borç olmadığını davacı ispatlar
Takiple ilişkisiTeminat karşılığı tedbir alınabilirTakip tamamlanmıştır; tedbir gündeme gelmez
DayanakİİK m. 72/1-5İİK m. 72/6-8

İki dava arasında kanun bir köprü de kurar: menfi tespit davası devam ederken tedbir kararı alınmamış ve borç ödenmişse, davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam edilir (İİK m. 72/6). Bu durumda yeni bir dava açmak ve 1 yıllık süreyi ayrıca gözetmek gerekmez; açılmış dava, talep değişerek yoluna devam eder. Bu köprü, menfi tespit davası açan borçlunun yargılama sırasında ödeme baskısına boyun eğmesi hâlinde haklarını korur.

İspat yükü davacıda: neyi kanıtlamanız gerekir?

Kanun istirdat davasında ispat yükünü açıkça dağıtmıştır: davacı, geri istediği paranın verilmesinin gerekmediğini — yani borç olmadığını — ispat etmek zorundadır (İİK m. 72/8). Menfi tespit davasından farklı olarak burada yük tartışmasız biçimde davacıdadır; alacaklının alacağını ispat etmesi beklenmez.

Takip bir senede dayanıyorsa işiniz daha da tekniktir: senede karşı ileri sürülen iddialar — borcun ödendiği, senedin bedelsiz kaldığı, anlaşmaya aykırı doldurulduğu — kural olarak yazılı delille ispatlanmalıdır (HMK m. 201). Banka dekontları, ibraname, taraflar arasındaki yazışmalar ve elektronik kayıtlar bu noktada belirleyicidir. Senetteki imzanın sahte olduğu iddiasında ise mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırır.

Ödemenin icra baskısı altında yapıldığını ayrıca kanıtlama derdiniz genellikle olmaz: icra dosyasındaki tahsilat kayıtları, haciz tutanakları ve bloke yazıları bu koşulu kendiliğinden belgeler. Asıl mesai, borcun aslında var olmadığının yazılı delillerle ortaya konulmasına harcanmalıdır. Delil durumu zayıfsa, dava masrafı ve karşı vekâlet ücreti riski nedeniyle dosyanın önceden dürüstçe değerlendirilmesi gerekir.

Süreç: mahkeme, harç, faiz ve 2026 parametreleri

Görevli mahkeme genel hükümlere göre belirlenir: alacak ticari ilişkiden doğuyorsa asliye ticaret mahkemesi, aksi hâlde kural olarak asliye hukuk mahkemesi. Yetkili mahkeme, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir (İİK m. 72/8). Dava, geri istenen tutar üzerinden nispi harca tabidir; masraf kalemleri için dava açma ücreti ve masrafları rehberine bakabilirsiniz.

İstirdat davasında temel parametreler (2026)
Kalem2026 kuralı / değeri
Dava açma süresiÖdemeden itibaren 1 yıl — hak düşürücü (İİK m. 72/7)
HarçNispi harç: istenen tutar üzerinden binde 68,31; dörtte biri peşin
Yasal (kanuni) faiz%24 — 01.09.2026'da mevzuat değişikliği bekleniyor
Yetkili mahkemeİcra dairesinin bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri (İİK m. 72/8)

Dava kabul edilirse ödediğiniz para faiziyle birlikte iade edilir; faizin ödeme tarihinden mi dava tarihinden mi işletileceği, dilekçedeki talebe ve dosyanın niteliğine göre belirlenir. 2026 itibarıyla yasal faiz oranı %24'tür; ancak Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle bu orana ilişkin düzenleme sözleşme dışı alacaklar yönünden 1 Eylül 2026'da yürürlükten kalkacak olup yerine yapılacak yeni düzenlemenin takip edilmesi gerekir. Yargılamanın ne kadar sürebileceğine dair genel çerçeve için dava ne kadar sürer rehberine göz atın.

Sık Sorulan Sorular

İcra baskısıyla ödediğim parayı geri alabilir miyim?+

Borçlu olmadığınız bir parayı icra takibi sırasında — haciz, bloke veya maaş kesintisi baskısıyla — ödediyseniz, ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde istirdat davası açarak geri isteyebilirsiniz (İİK m. 72/7). Borç olmadığını yazılı delillerle ispat etme yükü sizdedir.

İstirdat davasında 1 yıllık süre ne zaman başlar?+

Süre, paranın ödendiği tarihten itibaren işler. Yargıtay uygulamasında, maaş haczi gibi parça parça yapılan tahsilatlarda sürenin paranın tamamen ödendiği (son ödeme) tarihten başladığı kabul edilir. Ödeme tarihlerini icra dosyasındaki tahsilat kayıtlarıyla belgeleyin.

1 yıllık süreyi kaçırdım, başka bir yol var mı?+

İİK m. 72/7'ye dayalı istirdat yolu kapanır; süre hak düşürücü olduğundan mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Genel hükümlere (sebepsiz zenginleşme) dayalı bir talebin mümkün olup olmadığı tartışmalıdır ve dosyanıza göre değişir; vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırmanız gerekir.

İtiraz etmediğim için kesinleşen takipte hâlâ hakkım var mı?+

Evet. Takibin kesinleşmesi borcun gerçekten var olduğunu kesin olarak tespit etmez. Ödeme yapmadıysanız menfi tespit davasıyla borçlu olmadığınızın tespitini, ödeme yaptıysanız 1 yıl içinde istirdat davasıyla paranın iadesini isteyebilirsiniz.

İstirdat davasında neyi ispat etmem gerekir?+

Geri istediğiniz paranın borç olmadığını ispat yükü davacı olarak sizdedir (İİK m. 72/8). Takip senede dayanıyorsa senede karşı iddialar kural olarak yazılı delille kanıtlanır: banka dekontu, ibraname, yazışmalar. Ödemenin icra baskısı altında yapıldığı ise icra dosyası kayıtlarından zaten anlaşılır.

Parayı faiziyle birlikte geri alabilir miyim?+

Evet, dava kabul edilirse ödenen paranın faiziyle iadesine karar verilebilir; faizin başlangıç tarihi dilekçedeki talebe ve dosyaya göre belirlenir. 2026 itibarıyla yasal faiz oranı %24'tür; bu orana ilişkin düzenlemede 1 Eylül 2026'da değişiklik beklendiğinden güncel oran dava sırasında kontrol edilmelidir.

Hemen AraÖn Değerlendirme